ÇANILLI BELDESİ

Çanıllı Beldesi Web Sitemize Hoşgeldiniz

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • blue color
WebSite İçi Arama

Ayaş'a Yapılması Planlanan Mülteci Kampı

( 1 Oy )
Paylaş
Ayaş’a ‘Yeşil Yol’ Önerisi

ayaşAnkara'nın Ayaş İlçe Belediye Başkanı Ali Başkaraağaç, yarım kalan cezaevi inşaatının ''Yabancı Kabul ve Geri Gönderme Merkezi'' olarak kullanılması yönünde İçişleri bakanlığından çıkan kararın iptal edilmemesi durumunda aylardır verdiği tüm mücadelesini Ayaşlılar ile birlikte açlık grevi yaparak sürdüreceğini belirtti. Üniversiteye kampusü yapılması için verdikleri mücadelenin “Mülteci kampı” olarak Ayaş’a dayatıldığını söyleyen Başkaraağaç,“ Ayaş Belediyesi olarak İmar konusunda tüm mücadeleyi

verdik. Ankara’yı yönetmeye çalışan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek seçimden sonra bizim red verdiğimiz tüm kararlara evet oyunu kullanarak imardan mülteci kampının yapımı için çalışmaları başlattı” dedi

Ayaş Belediye Başkanı Ali Başkaraağaç Ankara’nın arka bahçesi olarak değerlendirdiği Ayaş ilçesinde yapılması düşünülen “Mülteci Kampı”nın iptal edilmesi için ellerinden gelen tüm yolları denediklerini belirterek çalışmalar devam ederse “Açlık Grevine” başlayacağım” dedi.

Gazetemize konuşan Başkaraağaç yaptığı çarpıcı açıklamalarda Ayaş’ı tarihi, kültürü, ve yeşili eğitim kampüsleri ile tanıtmak istediklerini belirterek Mülteci kampına asla geçit vermeyeceğiz” şeklinde yetkililere seslendi.

Ayaş’ta Güç Birliği

Başkan Başkaraağaç; Bu mücadelenin 2004 yılında belediye başkanlığı seçimini aldıktan sonra, 2005 yılında 6 aylık bir belediye başkanı iken başlatıldığını belirtti. Mücadelemizi Ayaş halkı ile birlikte güç birliği yapıp sürdürüyoruz diyen Başkaraağaç; “ Ayaş’a dayatılmasına izin vermeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” dedi.

“Kampus Çalışması Başlatmıştık”

Süreci değerlendiren Başkaraağaç; “ Aslında bu mülteci kampının yapılmasından önceki süreçten başlamak gerekiyor. Yapılan Eski ceza evi inşaatlarının yarım kalması nedeni ile buradan Türkiye’nin milli gelirlerinin heba edilmesi, milli servetin boş durması bizi rahatsız etti. Bu konuda bazı kamu kuruluşları ve üniversiteler ile ön çalışmalarını yaptık ve gazi üniversitesi o dönemki rektör Kadri Yamaçla alt yapısını oluşturarak ve yine o dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in talimatları ile Sayın CHP Genel Başkanımız Deniz Baykal’în talimatları ile bir kampus çalışmasına başlamıştık. Gazi üniversitesi Rektörü ve Yönetimi Kampus çalışmasına başlamıştı” dedi.

"Siyasi Hesaplaşma Yüzünden”

Toplam 1 milyon 180 bin 212 metrekare alana sahip tesisin, yüzde 65'i tamamlandıktan sonra cezaevi olarak kullanımının uygun olmadığına karar verildiğini, bir süre atıl kaldığını ifade eden Başkaraağaç, “ Tarihi Gazi Üniversitesinin hemen hemen yüzde 80 bölümlerinin Ayaş’ta açılması söz konusu olacaktı. Gazi Üniversitesi Milli Emlak Genel Müdürlüğüne bu binaların taraflarına verilmesi ve acilen bölümlerin açılması için Eğitim testisi kurulması için bir çalışma başlatmışlardı. Ama ne hikmetse siyasi hesaplaşmalar neticesinde İçişleri Bakanlığı Emniyet genel müdürlüğü yabancılar daire başkanlığına bizim müracaatımızdan sonra tahsisi yapıldı.” şeklinde konuştu.

Yabancılar Daire başkanlığına yapılan tahsisin anlamı nedir?

Avrupa birliği kapsamında o dönem bir proje hazırlanmıştı ve o projede Türkiye’nin belli bölgelerinde Mülteci Kamplarının oluşturulması. Bunun oluşturulmasındaki amaç. AB ülkelerinde olan mülteci kamplarının bizim gibi ülkelere yönlendirilmesi ve kendi başlarındaki belayı atma istemleri.

“Mülteci Kampına Karşıyız”

Ayaş'ın, doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi değerleriyle de önemli bir ilçe olduğunu kaydeden Başkaraağaç; “ Bizde ne hikmetse bu projeye hükümet olarak atladık ve destek vermek zorunda kaldık. Türkiye’nin Dış politikaları nasıl olur neler yapılmalıdır bunu devlet büyükleri daha iyi bilir. Ama biz Türkiye’nin kendi içyapısını çok iyi bildiğimiz için Ankara’nın yanı başında olan tarihi dokusu ve yeşili ile bütünleşmiş olan Ayaş’ımızın böyle bir Mülteci kampı ile özdeşleşmesini kesinlikle istemiyoruz” dedi.

“Ayaş Ankara’nın Arka Bahçesi”

Başkaraağaç, Geçmişte nasıl Cezaevleri ile anılırken bugün bu ceza evlerinden kurtulalım istiyorsak burası tarihi dokusuna kavuşun isteniyorsa , Ankara’nın arka bahçesi olan Ayaş’ımızı büyüterek marka haline getirmek için çalışıp çabalıyorsak birileri bunu siyasi emelleri doğrultusunda cezalandırma gibi görmeye çalışıyorlar” şeklinde yorumladı.

“Onurumuza Dokunuyor”

6,5 yıllık süreç içindeki mücadelemizde de halkımız ile kol kola mücadele ettik diyen Başkararağaç; “ Çünkü Ayaş Ankara’da ender olan ilçelerimizden bir tanesi.1872’de belediye olan ilçemizde ticaret gelişmiş, tarihi dokusu ve insanı değişmemiş olan bir ilçemiz. Ayaş’ı kendi kaderine terk etmek ve 80 milyon Euro gibi bir rantın peşine düşerek Ayaş’ı farklılaştırmak bizim onurumuza gururumuza dokunuyor. Bu mücadelemiz devam edecek ve halkımız ile bir bütün ve tek yumruk olma zorunluluğumuz var.

Bunun kamuoyu araştırmaları yapılmasına rağmen 100 kişiden 99’unun Ayaş’ta mülteci kampı olmaması gerekliliğine imza atan halkımıza rağmen bu Mülteci kampı yapılıyorsa bunun karşında da biz durmaya çalışıyoruz.

“Gökçek; Yalan Söyledi ”

Seçim öncesinde devletin üst düzey yöneticileri ve Ankara’yı idare etmeye çalışan, kendi çapında idare etmeye Çalışan İ. Melih Gökçek^’in gelip burada Mülteci kampı tarihe gömüldü demesi Ayaş halkı tarafından ayıplandı ve yadırgandı.

Seçim arifesinde insanları yanlış yönlendirmenin mantığı yoktur. Doğru tektir. Bakanlar kurulunun İ. Melik gökçek ve bakanlar kurulunun altında imzası bulunan projeyi Melih Gökçek tarihe gömdük diyorsa yalan söylemektedir. Hükümetin ve siyasi parti temsilcileri köy köy kasaba kasaba araçlar üzerine çıkarak cami kenarlarında bile biz artık Mülteci kampını iptal ettirdik, ve CHP’^liler buradan rant sağlamak amaçlı Mülteci kapını ortaya koyuyor demesi bile” bu adamların gerçekleri söylemediğini ortaya koyuyor.

Siyaseti bir kenara bırakarak hiç bir polemiğe girmeden Ayaş Sevdalılara olarak yanlış giden bir şeylerin önünde durmayı kendimizde görev biliyoruz.

“Aksu ve Atalay’ı Uyardık”

Bunun ötesinde 6,5 süreçte ulusal ve yerel basında gündeme getirerek bizzat kendimin o dönemde bu konuyu Beşir Atalay’a anlatarak durdurması gerektiğini anlatmama Rağmen O zamanki İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu’ya konuyu iletmeme ve uyarmama rağmen ilçemize böyle bir yanlış yapmayın dememize rağmen bu mülteci kampını durduramadık

“İmar Konularını Engelledim”

Ben Ayaş belediyesi olarak imar ile ilgili konularını engellemeye çalıştım ve engelledim.

Ayaş belediye meclisinden kakara çıkarttım ve meclisten çıkan kararda da Ak partili bir meclis üyesinin dışında reddettik ve Büyükşehir Belediyesine gönderdik. Büyükşehir Belediyesi önce bizim 1/1000’liklerimizi önce bizim almış olduğumuz kararın aksine EVET oyunu kullanarak oradan imardan mülteci kampının yapımı için çalışmaları başlattı. 12 Haziran seçimleri arifesinde önerge verdirerek tekrar meclisten reddetme gibi bir yol çizdiler. Bakanlar kurulu kararına rağmen reddetme şansları yoktu.Önemli olan bakanlar kurulundan bu kararın geri çevrilmesi.

Şuanda çevre bakanlığı tarafından reysen onaylanan proje Ayaş’ta mülteci kapının başlaması demektir. Yani proje onayı çıkmış ve proje ihalesi yapılmış projeyi halkın gözüne babaka baka yalan söyleyerek bunu durdurduk demek haya ve ahlaka sığmaz. Biz Ayaşlıyız hepimiz birbirimizi çok iyi biliriz.

“CHP Yapsa Tabelalarını İndirmeye talip Olurlardı”

Ayaşlı olmak koltuklara yapışıp koltuklardan nemalanırım diye düşünmek demek değildir diyen Başkarağaç ; “ Ayaşlı olmak Ayaş’ı sevmek hizmet etmek demektir. Siyaseti bırakıp bunun önünde durmak gerekir. Ben kendim şahsım itibari ile söylüyorum CHP iktidarı döneminde böyle bir çalışma olsaydı. Halk ve CHP olarak bunun önünde dursaydık ve bu dayatmayı CHP’nin bakanları bize yapmış olsalardı Ayaş’ta ki CHP’lilerin tamamı CHP tabelasını indirmeye talip olurlardı. Önemli olan yaşanılan yere saygı ve hürmettir. Önemli olan ecdadının sana bıraktığı mirasa sahip çıkabilmektir” dedi

“Açlık Grevi Yapacağım”

Eğer bu mirasa sahip çıkamıyorlar ise biz Ayaş’lılar olarak buna bir şekilde sahip çıkma yolunu belirleyeceğiz. Gerekirse eylem yapacağız, yollarda oturacağız. Gerekirse Sahsım İtibari ile o mülteci kapı önünde Açlık Grevi başlatacağım. Geçmişte bu ülkenin taşına toprağına açlık grevleri yapmış isek bugünde Ayaş ‘ın gerçek kimliğine sahip çıkmak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız ve açlık grevine de başlayacağız” dedi.

Haberin orinalini okumak için tıklayınız

Only registered users can write comments!
Son Güncelleme ( Cuma, 16 Eylül 2011 11:26 )